Gül Devrimi’nin Gülleri Solmak Üzere
- Köşe Adı: Köşeli Yazılar
- Tarih: Ağu 13,2008
Rusya ile Gürcistan arasında, sorunlu bölge Osetya sebebiyle çıkan çatışmalar Türkiye ve dünya gündemine bomba gibi düştü. Son yıllarda yakın komşularına kayıtsız kalmamayı öğrenen Türkiye, yapılan anlaşmalarla Gürcistan’la da yakınlaşmış, Avrupa enerji piyasasını tekelinde bulunduran Rusya’ ya alternatif bir enerji yolu Türkiye-Azerbaycan ve Gürcistan işbirliği ile açılmış ve geçtiğimiz günlerde Kars-Tiflis-Bakü demiryolu yani Demir İpek Yolu’nun temeli atılmıştı. Kafkasya’da çıkan bu gerginliğin yapılan bu anlaşmalarla çok yakından ilgisi olduğunu düşünenler arasındayım.
Şüphesiz yapılan bu anlaşmalar hem Türkiye hem de diğer iki ülke açısından çok faydalı. Ancak, Rusya’nın bu durumdan işbirliği yapan ülkeler kadar hoşnut olduğunu söylemek zor, hatta mümkün değil. Rusya eskiden olduğu gibi Azerbaycan ve Gürcistan’ın Rusya’ya yakın kalmasını dünya arenasındaki karizması açısından önemli görüyor.
Eski Sovyet ülkelerinde başlayan ABD patentli allı güllü devrimlerin biri de 2003 yılında Gürcistan’da gerçekleşmişti. Eski Gürcistan devlet başkanı Eduard Şevardnadze, batı yanlısı olan ve batılı ülkeler tarafından desteklenen Saakaşvili tarafından devrilmişti. Ancak görüldüğü üzere zaten kurumaya yüz tutmuş olan Saakaşvili’nin Gül Devrimi’nin gülleri solmak üzere. Saakaşvili’nin ne umarak Osetya’ya girdiğini ve bulduğunu irdeleyecek olursak, yaptığımız saptamanın yanlış olmadığını görmek hiç de zor değil.
Saakaşvili gül devriminde arkasına aldığı -başta ABD olmak üzere- batılı ülkelerin desteğini bu savaş öncesinde de arkasında bulacağını umuyordu. Beklenen olmadı. Gürcistan bu savaşta yalnız kaldı. Gürcistan, ‘ABD’deki genel seçimler öncesi böyle bir savaşta ABD’nin kendi tarafında yer alamayacağı gerçeğini’ ve ‘Avrupalı devletlerin enerji piyasalarının yaklaşık %40’ını elinde bulunduran Rusya’ya karşı Gürcistan’ın yanında yer alamayacağı’ hususunu göremedi. Dolaysıyla yanlış bir zamanlamayla girdiği Güney Osetya’daki çatışmalar Abhazya’ya da sıçradı ve Gürcistan ‘pirince gideyim derken evdeki bulgurdan da olma’ tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Saakaşvili seçimlere yatırım yapayım derken dünya devi Rusya’nın demir yumruğunu iktidarının ensesinde hissetmek üzere.
Türkiye bu savaşta taraf olmaktan ziyade, bilindiği gibi taraflara ateşkes çağrıları yapıyordu. Arabulucu olarak diplomatik girişimlerini sürdürüyordu. Türkiye’nin ve diğer Avrupalı devletlerin de çabaları bugün sonuç verdi ve ateşkes sağlandı. Zaten Rusya’nın gücü karşısında, umduğu uluslararası desteği bulamayan Gürcistan için ateşkesten başka çıkış yolu görünmüyordu. Rusya, son olarak Kosova’da kaybettiği uluslar arası itibarını Saakaşvili’nin ve Gürcistan yönetiminin beceriksizliği ve yanlış zamanlamasıyla geri kazanmanın peşine düşecektir.
Türkiye için son yıllarda diplomatik alanda elde edilen başarılar küçümsenmeyecek derecede olsa bile, bu savaşın gidişatına dair ateşkes çabaları haricinde, yapabileceğimiz başka bir şeyin olduğunu söylemek hayalperestlikten başka bir şey olmaz. Yapılan onca yatırımın heba olma tehlikesi, eminim, diplomatlarımızın, devlet adamlarımızın olduğu kadar vatandaşlarımızın da tüylerini ürpertmekte. Uluslar arası alanda barışçıl bir politika izleyen ülkemiz, Kafkaslar’daki savaşta da kendisine biçilen rolü layıkıyla oynamak zorunda.
Bugün yapılan ateşkesle savaş fiilen sona ermiş gibi görünüyor ve tüm dünya nefesini tutmuş Kafkaslar’da Rusya’nın atacağı adımları bekliyor.
Fatih İncekara Tarafından Yazılmış Diğer Yazılar
- Neşter Darbeleri
- Talat: Öyle Bir Anayasa Yapmışız Ki Kutsal Kitap Gibi
- Anayasa Mahkemesi Önünde DTP Eylemi
- Gül, Söğüt Şenlikleri'ne Katıldı
- Kafkasya'da Açan Gül
- Dış Politikamızda Değişimin Ayak Sesleri
- Sessiz Bir Ağıt : 17 AĞUSTOS
- Gül Devrimi'nin Gülleri Solmak Üzere
- Demokrasimiz Olgunlaşıyor
- Fatih İncekara Kimdir?




4 Responses for "Gül Devrimi’nin Gülleri Solmak Üzere"
Üstad üst düzey tespitlerde bulunmuş. Bu yorumları çoğu kişi yapamaz. İnşallah bundan sonra da en azından bu kalitedeki yazılarınızı okuruz.
İyi çalışmalar…
Fatih Bey;
Geçtiğimiz haftasonu ve bu haftabaşının sürpriz gelişmesini bakılması gereken penceden bize göstermişsiniz. Yazdıklarınız ufuk açıcı oldu.
Ayrıca, ben de yukarıda yazan arkadaş gibi düşünüyorum. Bu yazınızla değme köşe yazarlarına yol gösterir tesbitlerde bulunmuşsunuz.
Sonraki yazılarınızı iştahla beklemekteyim.
Fatih Bey:
Yaptıgınız yorumlar gerçekten güzel fakat biraz taraflı gibi geldi … Saygılar
Sayın Emre Bey, Sayın Mevlüt Bey ve Sayın Fahrettin Bey
Yazım için yapmış olduğunuz yorumlar için teşekkür ederim. Yapmış olduğunuz eleştirileri dikkate alacağımdan şüpheniz olmasın.
Sayın Fahrettin Bey,
Yazılarımı yazarken elimden geldiği kadarıyla objektif olmaya çalışıyorum.Bu yazı için kullandığınız ”yanlı” yorumunu size kullanmaya iten bölüm hakkında daha detaylı bilgi verirseniz, ileriki yazılarda daha dikkatli daha ”yansız” yazılar okuyacağınızdan emin olmanızı bilmenizi isterim.
saygılar Fatih İNCEKARA
Leave a comment