- Yazar: Tuna Akar
- Köşe Adı: Konuşan Kalem
- Tarih: 09.06.2008, 22:29
Geçtiğimiz günlerde okulumuza milli eğitim bakanımız Hüseyin Çelik geldi. Okulumuzda daha evvel yapılan konferanslarda öğrencilerin ilgisi genellikle ilk on beş dakikada dağılmıştı. Ama bu kez öyle olmadı. Bakan Çelik hem hitap tarzı hem de anlattığı konunun içeriğiyle ilgimizi çekmeyi başardı. Aslında konu globalleşme idi ama bakan bey globalleşme-dil ilişkisi üzerinde fazla yoğunlaşınca kendimizi bir edebiyat dersinde buluverdik.
Bakanımız konuya öztürkçecileri eleştirerek giriş yaptı. Bu tip insanların globalleşen dünyada yeri olmadığına değinirken önümüze çarpıcı dil örnekleri de sundu. ‘‘Bülbül kelimesi Türkçe midir?’’ diye bir soru sordu. Biz, tabiî ki dedik, ama o, bu kelimenin Farsçadan geldiğini ve aslen balbal gibi kaba bir kelimeden Türkçeleştiğini anlattı ve ekledi:
Yazının devamını okuyun »
- Yazar: Tuna Akar
- Köşe Adı: Konuşan Kalem
- Tarih: 09.06.2008, 20:46
Milyonlarca kullanıcısı olan dünyanın bir numaralı video paylaşım sitesi Youtube’a süresiz erişim yasağı gelmesi bugünlerde internet dünyasının gündemini işgal ediyor. Fakat bilindiği gibi bu yasaklama sadece Türkiye’yi kapsıyor. Kapatma sebebi olarak gösterilen Atatürk’e hakaret içeren görüntüler tüm dünyada izlenmeye devam ediyor.
Bu yasağın ardından kullanıcılar, google video, pikniktube, vidivodo ve yahoo video gibi alternatiflere yöneldiler. Bir kısmı ise proxy vasıtasıyla youtube‘a erişebiliyor. Yani bu yasak sadece Türkiye’de yaşayan bilgisayar bilgisi az olan kullanıcıları etkiliyor. Kaldı ki internet engin bir deniz, bunu kontrol edebilmek için böyle hareketler ne kadar faydalı olur bilinmez.
Bu olay bize Türkiye’nin internet hukuku ve güvenliği hakkında daha çok yol alması gerektiğini gösteriyor. 21.yüzyılın kompleks icadı internet bakalım gelecekte nelere sebep olacak ya da yarar sağlayacak?
- Yazar: Ulaş Demirgül
- Köşe Adı: Metrik Ekonomi
- Tarih: 09.06.2008, 20:34
Corrado GİNİ ( 1884 – 1965 ) toplumsal yapılar hakkındaki tespitlerinin gerçekliğini sayısal olarak ortaya koyarak daha somut ve anlaşılabilir hale getirmek çabasında olan, sayısal bilimleri sosyal bilimlere ustaca uygulayarak sonuca gidebilen İtalyan bir sosyologtu. Nüfus ve gelir dağılımı üzerine yaptığı çalışmaların sonuçlarını 1912 yılında yayınladığı bir makale ile anlattı. Gelir dağılımındaki eşitsizliğin ölçülmesinde ve ülkeler arasındaki karşılaştırmalarda halen en çok kullanılan kriter olan “Gini Katsayısı” 1912 tarihli bu makaleye dayanır.
Yöntem temel olarak; toplumun tüm bireylerinin elde ettiği gelirleri en yukarıdan en aşağı doğru sıralamayı ve yine yukarıdan aşağı doğru yüzde yirmilik dilimlerden oluşan beş temel parçaya bölmeyi esas alır. Yüz birimlik toplam gelirin her bir yüzdelik dilime eşit olarak dağıldığı durum ideal durumu ifade eder ve bu durumda hesaplamada kullanılan formül sıfır sonucunu verir. İdeal durumdan uzaklaşıldıkça, başka bir değişle gelir dağılımındaki adalet bozuldukça sonuç bire yaklaşır. Üstat Mahfi Eğilmez‘in Gini Katsayı tanımlamasını ve Türkiye yorumunu benim tanımımdan sonra yazmayı uygun gördüm, çünkü “bunun üzerine başka söze gerek yok” dedirtecek cinsten.
Yazının devamını okuyun »