Yazarlar



Murat Karaman
"Akıntıya Karşı"
Kimdir ? - Yazıları

Erkan Okur
"Tembel Kedi
Günlükleri"

Kimdir ? - Yazıları

Tuna Akar
"Konuşan Kalem"
Kimdir ? - Yazıları

Sinan Gülebaş
"Mahallenin Delikanlısı"
Kimdir ? - Yazıları

Ulaş Demirgül
"Metrik Ekonomi"

Kimdir ? - Yazıları

Fatih İncekara
"Köşeli Yazılar"

Kimdir ? - Yazıları

Veysel Evliyaoğlu
"Cercefe"

Kimdir ? - Yazıları
  • Makale Indeksi

  • content top round

    ÖSS Öncesi Önemli Uyarılar

    • Yazar: Veysel Evliyaoğlu
    • Köşe Adı: Cercefe
    • Tarih: 11.06.2008, 10:44

    ÖSSSınavlar yönünden oldukça zengin sayılan ülkemizde geçtiğimiz Pazar günü yaklaşık bir milyon öğrenci OKS’de ter döktü. Önümüzdeki pazar günü ise  tam 1 milyon 643 bin gencimiz üniversiteli olmak için yarışacak. Tabii, sınavlar bunlarla bitmiyor. Sonraki hafta sonu SBS’ler, ondan sonraki hafta KPSS … daha devam edecek. Bugünlerde ÖSS’ye girecek olan adayların zihinleri, “son hafta ders çalışmalı mıyım?”, “sınavdan bir gün önce nelere dikkat etmeliyim?”, “sınav öncesinde, esnasında ve sonrasında hangi hususlar önemli?” gibi sorularla meşgul olurken aileler de en az onlar kadar endişeli ve stresli bekleyişlerini sürdürüyor. ÖSS öncesi öğrencilerimize küçük ama önemli bazı hatırlatmalarımız olabilir.

    • Sınava artık birkaç günün kaldığı bu zaman diliminde son tekrarlarınızı yapıp, uzman tavsiyelerine kulak verin.
    • Sınavdan bir gün öncesini dinlenmeye ayırın. Aile fertlerinizle veya yakın dostlarınızla açık hava teneffüsü çok iyi olur.

    Yazının devamını okuyun »



  • Bu köşe yazısı bugüne kadar 152 kere okundu.   Yazıya 3 Yorum yapıldı.


  • ATV, Uydu, Euro 2008 Üçgeni

    • Yazar: Tuna Akar
    • Köşe Adı: Konuşan Kalem
    • Tarih: 10.06.2008, 10:42

    Alpay Özalan - Milli TakımFutbol tutkunları bilirler, milli takımımız ilk defa 1996 yılında Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılmaya hak kazanmıştı.

    Hepimiz ekran başında TRT ekranlarına kilitlenmiş heyecanla İngiltere’de yapılan şampiyonadan milli takımımız adına goller, iyi skorlar ümit ediyorduk. Ne var ki Türkiye İngiltere 96′da oynadığı üç maçı da kaybetti. Bilenler hatırlayacaktır, Alpay Özalan‘ın gole giden rakibine faul yapmayarak centilmenlik göstermesi turnuva adına tek tesellimiz olmuştu.

    Nostaljiyi severim, o nedenle şöyle 12 yıl öncesine götürmek istedim sizi. Neden mi? Söyleyeyim, o zamanlar çoğu kişi şu uydu denen saçmalığı evlerine sokmamıştı. Birkaç kanalımız vardı ve onlar bize yetiyordu. Hiçbir televizyon ekranında sinyal yok, aman şifreli gibi mesajlar göremezdiniz. Takımınız 0 puan da alsa Avrupa Futbol Şampiyonası’nı yaşayarak izlerdiniz. TRT’nin gönülden anlatımlı spikerleri, özellikle Levent Özçelik, sizi adeta maçın oynandığı sahanın kenarına götürürdü duygulu sesiyle. Şimdilerde ise üstün(!) teknolojik receiverlerimizle ATV’nin şifresini kırmak için 1001 hendek atlamak zorundayız. Ondan sonra dizi tadında ATV ekranlarında keyifle milli takımımızı izlemeyi hak edebiliriz. Tabi keyif kalırsa.

    İşte 12 yıl önce ve sonra. Sarmadı beni ATV, uydu, Euro 2008 üçgeni.



  • Bu köşe yazısı bugüne kadar 212 kere okundu.   Yazıya ilk yorumu siz yapın.


  • Bir Halk Adamının Dilinden Dökülenler

    Cavit Şentürk“Onların yalnız tarlada çiftçi ve savaşlarda Mehmetçik olmadığını, bunların yanında büyük bir sanatlarının da olduğunu çok iyi biliyoruz ve bu güzelliklerini yansıtmak için çabalıyoruz.”

    Bu çok anlamlı sözler geçtiğimiz günlerde gerçekleşen, İTÜ Halk Bilimi ve Sanatları Kulübü’nün “Bir Seyir, Bin Ömür” adlı gösterisinin öncesinde, İTÜ konservatuarı halk oyunları bölümü emekli öğretim üyesi Sn. Cavit ŞENTÜRK hocamın ağzından döküldü.

    Cavit hocam kendi halkı ve kültürüyle bütünleşmiş, bu zenginliği yıllar boyunca yeni nesillere aktarmış çok saygıdeğer bir insan. Trabzon, Akçaabatlı. Yani horonla doğmuş, ömrü horonla geçmiş. 65 yaşında ama hepimizden daha dinç (Maşallah). Ben de kendisinin öğrencisi olabildiğim için çok şanslı hissediyorum kendimi.

    Halk oyunlarımıza ve kültürümüze olan ilgi son yıllarda devamlı artış göstermekte. Öyle ki televizyonda dahi halk oyunları yarışması düzenleniyor ve insanlarımız tarafından büyük ilgi görüyor. Nasıl görmesin ki? Bir halka kendisinden olmayan şeyleri ve içi boş özentileri nereye kadar dayatabilirsiniz ki? İnsanımız hep öncelikle kendini bilmek ve kendi olmak istiyor. Bunun farkında veya değil ama Türk insanı kendi kültürüne ve sanatına aç.

    Yazının devamını okuyun »



  • Bu köşe yazısı bugüne kadar 44 kere okundu.   Yazıya ilk yorumu siz yapın.


  • En Fazla Okunan Makaleler

    Son Makaleler

    Son Yorumlar

    Etiket Bulutu