25 Nisan 2008… Saat 05:30… Avustralyalı ve Yeni Zelandalı vatandaşlar Anzak Koyu’ndan Çanakkale topraklarına ayak basıp, dostları Türk askerleri ve vatandaşlarıyla birlikte geçmişin acılarını, bugünün pişmanlıklarını paylaştılar.
Çanakkale kara ve deniz savaşları… Savaşı yönlendiren karar verici komutanların dahi, savaş sürecinde belli bir zamandan sonra “Bizim burada ne işimiz var?” diye kendilerine sordukları yer… Birçok bilinen, anlatılan olaylara rağmen oradaki insanlık dışı yaşanmışlıkları aklımızda canlandırmaya gücümüzün yetemeyeceğini düşündüğüm mekân…
İşte 25 Nisan 2008 tarihi, yaşanan acı ve pişmanlıkların yeniden paylaşıldığı bir tarih oldu Çanakkale’de.
Avustralya savunma bakanı Joel FITZGIBBON, Yeni Zelanda hava kuvvetleri komutanı Tümgeneral Graham LINTOTT, beraberindeki binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı insan, sabah 05:30’da yine Anzak Koyu’ndaydılar. “Şafak Ayini” adını verdikleri törenle aynı yerde 93 yıl önce hayatını kaybeden atalarını andılar. İlahiler söylediler, dualar okudular.
Yazının devamını okuyun »
- Yazar: Ulaş Demirgül
- Köşe Adı: Metrik Ekonomi
- Tarih: 09.06.2008, 23:07
Kapitalizmin ortaya çıktığı yıllarda ekonominin gidişatı hakkında kötümser akımı temsil eden düşüncelerini ortaya atan Thomas Robert Malthus, gelecekte insan ihtiyaçlarını karşılayan dünya kaynaklarının aritmetik olarak artmasına karşın; dünya nüfusunun geometrik olarak artışı sonucu açlıktan toplu ölümlerin olacağını düşünmüş ve bunu 1798′de yayımladığı An Essay on the Principle of Population (Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme) isimli eserinde ayrıntılı olarak açıklamıştı. Bu akımdan etkilenen ekonomistlerin yaşadığı ülkelerde –başta İngiltere olmak üzere– gözle görülen en önemli sonuç işçi ücretlerinin dayanabilecekleri minimum düzeye kadar düşürülmesi olarak gerçekleşti. Bu politikaya göre düşük ücret alan işçi sınıfı daha az tüketecek dolayısıyla nüfus artışı ile ihtiyaç maddeleri arzı arasındaki fark yavaş yavaş kapanacaktı. Daha düşük maliyetli emek tedarik etme şansını yakalayan zamanın işverenleri Malthus’ a minnettar olmalı.
Malthus, kitabını yazdığında bizim sahip olduğumuz bilgilere sahip değildi ve bizim kadar kapsamlı düşünebilmesine imkan yoktu. Geçen zaman içinde oluşan istatistiki veriler Malthus’ u haksız çıkardı çok şükür. Ama şimdilik…
Yazının devamını okuyun »
- Yazar: Tuna Akar
- Köşe Adı: Konuşan Kalem
- Tarih: 09.06.2008, 22:29
Geçtiğimiz günlerde okulumuza milli eğitim bakanımız Hüseyin Çelik geldi. Okulumuzda daha evvel yapılan konferanslarda öğrencilerin ilgisi genellikle ilk on beş dakikada dağılmıştı. Ama bu kez öyle olmadı. Bakan Çelik hem hitap tarzı hem de anlattığı konunun içeriğiyle ilgimizi çekmeyi başardı. Aslında konu globalleşme idi ama bakan bey globalleşme-dil ilişkisi üzerinde fazla yoğunlaşınca kendimizi bir edebiyat dersinde buluverdik.
Bakanımız konuya öztürkçecileri eleştirerek giriş yaptı. Bu tip insanların globalleşen dünyada yeri olmadığına değinirken önümüze çarpıcı dil örnekleri de sundu. ‘‘Bülbül kelimesi Türkçe midir?’’ diye bir soru sordu. Biz, tabiî ki dedik, ama o, bu kelimenin Farsçadan geldiğini ve aslen balbal gibi kaba bir kelimeden Türkçeleştiğini anlattı ve ekledi:
Yazının devamını okuyun »