Türkiye



Yazarlar



Murat Karaman
"Akıntıya Karşı"
Kimdir ? - Yazıları

Tuna Akar
"Konuşan Kalem"
Kimdir ? - Yazıları

Sinan Gülebaş
"Mahallenin Delikanlısı"
Kimdir ? - Yazıları

Ulaş Demirgül
"Metrik Ekonomi"

Kimdir ? - Yazıları

Fatih İncekara
"Köşeli Yazılar"

Kimdir ? - Yazıları

Veysel Evliyaoğlu
"Cercefe"

Kimdir ? - Yazıları
  • Makale Indeksi

  • Bağlantılar

  • content top round

    Anayasa Mahkemesi Önünde DTP Eylemi

    Anadolu Ajansı’nda yayınlanan habere göre, çeşitli sivil toplum kuruluşlarına mensup bir grup kadın eylemci, DTP’ nin kapatılmaması için eylem düzenledi.
    Ülkemizde görmeye alıştığımız tipik Türkiye manzaralarından biri diye bakmıyorum, bu olaya. Çünkü biraz daha farklı bir olayla karşı karşıyayız. Hatırlarsınız, Köşeli Yazılar adlı köşemde, Ak Parti’ ye açılan kapatma davasından sonra, siyasi partilere açılan kapatma davalarını konu alan bir yazı kaleme almıştım. Kapatma davalarının önüne geçmek için atılması gereken adımların neler olacağını, dilim döndüğünce sizlerle paylaşmaya çalışmıştım.

    O yazının üzerinden, bir aydan fazla bir süre geçti. Güncel haberleri takip ettiğim Anadolu Ajansı’nın sitesinde yayınlanan bu haber için yorumum, biraz daha farklı olacak.

    Hiçbir meşru siyasi partinin kapatılmasını doğru bulmuyorum. Bu cümleyi doğru tahlil ettiğinizde meşru kelimesinin önemi belirgin bir şekilde öne çıkıyor. DTP’yi bugüne kadar Türkiye’de yaşanan Kürt Sorunu’na ilişkin yapmadığı açılımlardan dolayı samimi bulmuyorum. Bir kere şunun altını kalınca bir şekilde çizmek gerekiyor: DTP, PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmedikçe, PKK’nın sözde liderlerine tabi olmadığını hem sözlü olarak hem de eylemleriyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına anlatmadıkça, toplumun gözünde hiçbir zaman bir siyasi parti vasfını kazanamayacaktır. Toplumun gözünde siyasi parti olarak görülmeyen bir oluşumun, yasalarla siyasi parti sıfatına büründürülmüş olması da biraz düşündürücü.

    Seçme ve seçilme hakkı gerekli niteliklere sahip her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hakkı ama bu aziz vatanı bölme niyetini açıkça fiiliyata dökmüş kişilere methiyeler düzen, bu fikriyatı hayata geçirmek için kundaktaki bebeleri bile katletmekten kaçınmayan bir zihniyetin destekçisi olmaktan geri durmayan bir partiyi, diğer partilerle aynı kefeye koymanın, diğer siyasi partilere haksızlık olacağı kanısındayım.

     Sözün özü DTP bölücü faaliyetler içersinde bir tutum sergilediği sürece meşruluğu tartışmalıdır ve PKK destekçisi parti etiketini üzerinden atamadığı ve bunu üzerinden atmaya gayret etmediği sürece, bölücü faaliyetlere destek verdiği gerekçesiyle bu tip durumlarla karşı karşıya kalacaktır. Yani bu yanlışı düzeltmek DTP’nin elinde!



  • Bu köşe yazısı bugüne kadar 121 kere okundu.   Yazıya ilk yorumu siz yapın.


  • Kafkasya’da Açan Gül

    Abdullah GülGündem o kadar yoğun ki, cereyan eden herhangi bir olayı duyup şaşırana kadar, bir başka olay, sizin henüz şaşkınlığınızı tam olarak üstünüzden atamadığınız ilk olayı çoktan tarihe gömmüş oluyor.
    Çok şeyler vardı, kaleme almak istediğim aslında. Bir önceki yazı yayınlandıktan sonra ‘şu Karadeniz’deki ABD gemilerini yazayım’ dedim. Sonra baktım ki, o olayı da her zamanki gibi medyamız sulandırabildiği kadar sulandırdı. Sağ olsunlar. Zaten milletimiz de sıkıldı bu tip gerilim haberlerinden. ‘Orada savaş, burada bomba, ABD- Rusya’ya şunu ima etti, kavgada bile söylenmezdi ama Rusya- ABD’ye kulağını çekerim adam ol nutku çekti’ gibi haberlerden bunalan siz değerli okurlarıma, bir eziyet de ben etmek istemedim. ‘Ramazandan bahsetsem mi’ diye düşündüm. Ama on bir ay dindar kesimi gerici diye yaftalamakta hiçbir beis görmeyen TV kanallarında bile, sırf dini duyguları sömürmek amaçlı, ramazanımızı kutlayan reklamlar, programlar aklıma geldiğinde hemen vazgeçtim, bu düşünceden. Yazınızı ne kadar samimi duygularla yazmış olursanız olun, piyasada dolaşan kötü örnekler, insanların zihinlerinde yanlış anlamalar uyandırabilir, diye düşündüm. Boşver dedim kendi kendime, AB sürecinden bahsedeyim biraz. Ama dedim ya, gündem efendi efendi takılmıyor ki bu ülkede. Tam oturdum, AB’ye üyelik için atılan adımlara ilişkin yorumlarımı yazıyordum ki, son dakika haberlerinde Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün, dış ilişkilerimizin tarihten bu yana nane-limon olduğu Ermenistan’a yapacağı gezinin kesinleştiğini öğrendim ve AB değerlendirmelerimi bir kenara bırakıp, Abdullah Gül’ün Ermenistan gezisine ilişkin bir yazı kaleme almayı düşündüm. Velhasıl konumuz Gül’ün Ermenistan gezisi. Yazının devamını okuyun »



  • Bu köşe yazısı bugüne kadar 170 kere okundu.   Yazıya 1 yorum yapıldı.


  • Dış Politikamızda Değişimin Ayak Sesleri

    Türk BayrağıDış Politika Uzmanı değilim ama Türkiye’nin dış ilişkilerinde bir değişimin olduğu aşikar. Günlük gazetelerin ilgili sayfalarında yayınlanan dış politika haberlerinden bunu fark etmek hiç de zor değil. Daha önceleri, bırakın bölge meseleleri üzerine çözüm önerisi sunmayı, yaşanan olaylara dair fikir beyan etmeyi bile beceremeyen Türkiye, şimdi hem bölgenin sorunlarına çözüm getirmek adına doğru adımlar atmakta, hem de dünya gündemini belirleyecek konulara temas ederek, dünyada süper güç olarak adlandırılan ülkelerin dikkatini çekmekte. Dileğimiz, iç ve dış siyasi gelişmelerin ülkemiz çıkarlarına uygun olarak cereyan etmesi ve halkımızın da bu gelişmelerden olumlu etkilenmesi. Yazının devamını okuyun »



  • Bu köşe yazısı bugüne kadar 154 kere okundu.   Yazıya 4 Yorum yapıldı.


  • En Fazla Okunanlar

    Son Makaleler

    Son Yorumlar